DOKTORUN KARŞISINDA

DOKTORUN KARŞISINDA  

 

Doktor bir kavisim var bir kavisim var

Geçen günden beri bir kavisim var

Ondan bir akıntı mıdır yarasalar

Bir kavis önünde linç mi demek kurtarılacak bir kent ki

Yeşil bir toprak selameti

Bir kabrin bir cihanlık cömertliği cesareti

Kitaplardan kitaplara

Atılarak erişilmiş bir saygı saati

Bir kırağı yaprağında son direniş çiçekleri

Ölen bir hristiyanda bir yahudi zambak sesi

Çarşıların boşluğunda ben bir eski çeşme yası

Affedersiniz doktor siz süryani misiniz

(Hayır ben süryani değilim ama arkadaşim süryani)

 

Ben çok incil gördüm çıkmamış boyalari

Biraz daha gerilmiş yazıldığı ceylan derisi

Ama silinmiş ölüme karşı dayatan

Lazarı ayağa kaldıran muştu defnesi

Bütün defnelerı kırdık bir güveç neşesi

Fırınlar açıldı narlar kurudu

Kuyu deştik sular çekildi

Doğ ey kuyruklu yıldızı ülker kümesi

Bilirim en çorak toprağın bile var bir kehaneti

Bir kerameti

Bir gelecek zaman ticareti

Demet demet muştuları

Demet demet nimetleri

Doktor siz süryani misiniz

Yani eski bir süryani

(Hayır ben süryani değilim ama arkadaşım süryani)

 

Bilirim bilirim incilden yola çıktınız

Ama yolu çabuk şaşırdınız

İncilden kendinize bir şeyler katacağınıza

Kendinizden incile çok şeyler kattınız

Sevdiniz öyle sevdiniz ki sevdiğinizi tutup mermere işlediniz

Ama sonra tutup mermere taptınız

Mermeri kadeh kadeh

Bir alacakaranlik gibi içtiniz

Sonra kustunuz mermeri

Çağlarca kustunuz mermeri

Ey mermer kusan ırk

Ey oruçsuz tiyatro

Acıkmış iftarsız acıkmışlar

Güneşten başka ne bulmuşsa yemiş olanlar

Doğuya hücum demek doğuya hücum var

Işte size bir kent ki

Yanlış yanan bir linç ampulünden

Size eşsiz bir şölen var

Kemiklerimin ışıklarindan

İyi sanat doğrusu misyonerlik

Doktorluk gibi doktor

(Hayır ben süryani değilim ama bir arkadaşım var)

 

****

 

Siz çin diyorsunuz anlıyorum

Bir pirinç hastalığı falan

Geçiyorsunuz da bengisulardan

Bir hızır hızarından

Bir tabut pınarından

Gözümün hastalığından

Nasıl ki Meryem de bir çocuk sezmişti Cebrail sularından

Nasıl ki yeşil sancaklar inmişti bir gün Diyarbekir surlarından

Kurtarıyordunuz beni

Bana bir gemi gibi yaklaşan

Üsküdar akşamlarından

Fatih camii gibi aydınlıktınız

Bir fakir ölüsü kadar sessiz ve sade

Sağımda kırgın solumda çılgın

Önümde Yakup Yusuf ve İshaktınız

Arkada kaynak sular kadar berraktınız

Dün akşam üzeri güneşi siz batırdınız

Başkası değil doktor güneşi siz batırdınız

Ama inandim ki doktorsunuz değilsiniz süryani

Doktorsunuz doktordan başka birşey değilsiniz yani






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

Bugün 4 ziyaretçi (120 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol